Kuru Fırça ile Zayıflama
Diyet, Kişisel Bakım, Pratik Bilgiler, Sağlıklı Yaşam, Vitrin

Kuru Fırça ile Zayıflama

Kuru fırça da ne diyenleriniz varsa toplanın anlatıyorum.

Kuru fırçalama, günlük hayatımızda çokça duyduğumuz bir terim değil. Hayatımızda günlük sadece 10 dakika ayırıp yapacağınız faydalı şeyler listesine eklemelik bir uygulama bu.

Zayıflarken kurtulamadığımız en büyük sorunumuz nedir? Selülit tabi ki! Genetik yatkınlıktan, az su içmekten, çok şeker tüketmekten kaynaklanan hayatımızın en büyük kabusu haline gelen selülitten bizi kuru fırçalama tekniği kurtaracak. Sadece selülitten kurtarmakla kalmayıp cildinizi yenileyecek, yumuşacık yapacak, pürüssüzleştirecek,  dolaşım sisteminizi canlandırıp toksinlerinizi atmanızı sağlayacak.

Vücudunuzu fırçalarken, doğal şekilde ölü deriden arınarak cildinizde hem parlama hem de tazelik oluşmasını sağlayacaksınız ayrıca batık tüylerden de kurtulacaksınız.

Kuru fırçalama tekniği nedir?

Tahmin edebileceğiniz gibi cildinizi kuru şekilde fırçalama işlemine kuru fırçalama denir. Hem fırça hem de cildiniz işlem sırasında kuru olmalı. Günde 10 dakikanızı vücudunuzu kuru şekilde fırçalamaya ayırırsanız 2-3 ay sonra aynada gördüğünüz yeni halinize bakmaya doyamacaksınız. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta fırçanın kıllarının sentetik olmaması. Organik fırçaları aktarlarda kolayca bulabilirsiniz.

Kuru Fırçalama Tekniği

Kuru fırçalama nasıl yapılır?

Kuru fırçalama tekniğini kalbimize doğru yapmak gerekiyor. Ayak bileklerinizden yukarıya doğru, kollarınızı yana doğru açıp gövdenize doğru fırçalama doğru yapılmış bir işlemdir. Fırçalama yaparken vücudunuzda acı hissediyorsanız yanlış yapıyorsunuz demektir.

Özellikle sabah kalktığınızda duş öncesi kuru fırçalama öneriliyor çünkü fırçalama sonrası vücutta oluşan dolaşım sayesinde enerjiniz yükseliyor ve gün boyu daha enerjik oluyorsunuz. Eğer yatmadan önce yaparsanız uykunuz kaçabilir 🙂

Benim elimde Eda Taşpınar’ın kuru fırçası var. Eda Taşpınar markasının fırçası at kılından yapılmış bir ürün. Ben aldığım zamanlarda çok fazla seçenek yoktu malesef. Eğer bulabilseydim organik fırçalardan almayı tercih ederdim at kılı fırça almaktansa ama bir kere aldım ve kullanıyorum artık.

Victoria’s Secret mankenlerinin de dry brushing yaptıklarını söylesem şaşırır mısınız peki? O pürüzsüz vücutların altında yatan gerçek, bedenlerine çok ama çok iyi bakmaları. İyi besleniyorlar, detoks yapıyorlar, spor yapıyorlar ve kuru fırçalama yapıyorlar. Siz de eğer bıkmadan usanmadan her gün sadece 10 dakika kuru fırçalama yapın farkı görün.

 

Siz kuru fırçalama tekniği hakkında ne düşünüyorsunuz? Daha önce duymuş muydunuz veya uyguluyor muydunuz sizde? Yorum bırakırsanız çok sevinirim.

Kendinize iyi bakın, bir sonraki yazımda görüşmek üzere 🙂

 

Fotoğrafların alındığı yerler;

www.renegadetribune.com/benefits-dry-brushing

consumerista.ru/dry-brushing-za-chto-nuzhno-polyubit-suxoj-massazh-shhetkoj

Devamını oku...
Fi Dizisi Hakkında Düşüncelerim
Eğlence, Genel, Vitrin

Fi Dizisi Hakkında Düşüncelerim

Uzun zamandır Türk dizileri izlemeyen biri olarak Fi dizisi benim de ilgimi çekti. İzlemeye geç başladım iyi ki de geç başlamışım üst ste bir sürü bölüm izledim 🙂 Diziyi genel olarak beğendim ama bazı noktalara değineceğim tabi ki. Öncelikle ben kitapları henüz okumadığımı söyleyerek başlayayım yazıya da yanlış anlaşılmalar olmasın.

Neden okumadım kitapları?

Tamamen önyargı! Kendimi savunmayacağım bu konuda. Üzgünüm çünkü daha önce elinde Gri’nin Elli Tonu olan kişilerin elinde Fi, Çi ve Pi’yi görünce tahmin bile edemeyeceğiniz şekilde itti kitaplar beni. Önyargılı davrandığımı kabul ediyorum ve en kısa zamanda gidip kitapları alacağıma söz veriyorum.

Dizinin konusundan kısaca bahsedip yorumlarıma geçeyim,

Dizide bir psikiyatrist olan Can Manay‘ın hayatı anlatılıyor. Can Manay, hem üniversitede psikoloji dersleri veriyor hem de kendi televizyon programında terapi yapıyor. Şans eseri Duru ile karşılaşıyor ve gördüğü andan itibaren Duru‘ya aşık oluyor fakat Duru sevgilisi Deniz ile birlikte yaşıyor. Duru ve Deniz’in oturdukları evin hemen karşısındaki evi satın alıyor ve saplantılar başlıyor.  Ayrıca ders verdiği okulda Bilge isimli öğrencisinin ipotansiyelini farkediyor ve onu yanında çalıştırmaya başlıyor. Bir de gazeteci Özge var tabi ki. Özge de tüm hayatını Can Manay’ın kirli geçmişini ortaya çıkaraya adıyor ve bunu yapabilmek için Can Manay’ın TV patronu Sadık Murat Kolhan ile iş birliği yapıyor.

 

Fi Dizisi Kadrosu

 

Şimdi gelelim Fi dizisi hakkındaki yorumlarıma;

Ozan Güven’i dizi kadrosunda gördüğüm an, tamam bu dizi gerçekten iyi olacak dedim ve Ozan Güven’in diziye kattıkları yadsınamaz bir gerçek. Can Manay’dan nefret mi ediyorum yoksa seviyor muyum henüz karar veremedim. Genel olarak duygularım nefrete yakın ama 🙂

Serenay Sarıkaya’nın bir dansçıyı bu kadar başarılı canlandırabileceğine inanmamıştım ama başardı kız. Hatta kendisi de Instagram’da bir fotoğraf paylaşıp kendisinin aslında hiç esnek olmadığını ve çok çalışarak bu forma ulaştığını yazmış. Eğer diziyi izlerken Serenay’ın bacaklarına bakarsanız küçük küçük morarmaları farkedebilirsiniz. “Ben zaten güzelim her türlü oynatırlar beni” dememiş, çalışmış. Aslında yapması gereken de bu tabi ki ama biliyorsunuz Türkiye’de herkes armut piş ağzıma düş mantığını benimsemiş durumda olduğundan işini iyi yapan insanları gördüğümüzde, ayağa kalkıp alkışlayasımız geliyor.

Mehmet Günsür’ü tek beğenmeyen ben miyim? Olmuyor, bir şeyler eksik bence. Muhteşem Yüzyıl’da da oynadığı zamanları gördüm, orada da olmuyordu. Elbet ona yakışan roller vardır ama bunlar onlar değil.

Fi dizisi çekim kalitesi olarak da hoşuma gitti bazı sahnelerin müthiş saçma gelmiş olmasını göz ardı edeceğim elbette 🙂

Özge karakterini sevebilirdim eğer Berrak Tüzünataç oynamıyor olsaydı. Özge güçlü bir kadın olarak ezilmeyi asla kaldıramayan, para ve güç için insanların emirleri altına girmeyen harika bie karakter bence ama keşke Berrak Tüzünataç oynamasaymış. Sadece saçlarını geri atıp ileri geri ani hareketler yaparak ve konuşurken ağzının kenarından tükürükler çıkararak oyuncu olunabileceğini düşünüyorsa; üzgünüm olunmuyor.  Beğenmedim işte!

Sadık Murat Kolhan’a ne demeli? İzledikçe nefretim artıyor adama. Ama Osman Sonant’ı bu role kim düşünmüşse gidip elini sıkmak istiyorum. Sen git Leyla ile Mecnun’umuzun Yavuz’unu Sadık yap ve cuk otursun!

 

Siz ne düşünüyorsunuz Fi dizisi hakkında peki? Yorum yazmayı unutmayın :*

 

Fotoğraflar Puhu’nun sayfasından alınmıştır.

Devamını oku...
Rihanna Neden Kilo Aldı?
Diyet, Eğlence, Moda Eleştirileri, Vitrin

Rihanna Neden Kilo Aldı?

Yuvarlak hatlı ama her zaman fit olan Riri’miz neden kilo aldı? Bir çok teori atıldı ortaya bununla ilgili. Rihanna depresyona girdi bu yüzden kilo aldı, bunalımdan ayılar gibi yemeye başlamış, camış gibi şişmiş ya da kilolu olmayı yeni trend haline getirmek için kilo almış vs. Artık kilolu kadınlar moda olacakmış. Şişmanlık yeni trendmiş yehuu! Hatta bazı densizler Rihanna’yı sumo güreşçilerine benzetmişler! Bak sen pisliklere, sanırsın hepsi dünya güzeli de bacaklarında 1mm selülit yok. Aynaya bakmaya cesareti olmayan insanların başkaları hakkında bu kadar çirkin laflar söylemeleri benim midemi bulandırıyor.

 

https://bossip.com/1560421/pon-de-thigh-play-rihannas-officially-thicker-than-cold-cou-cou-people-cant-deal/

 

Benim için söylenebilecek tek bir söz var; Bize ne!?

İnsanları biraz rahat bırakın yahu! İster kilo alır, ister zayıflar, ister saçını traş eder, ister makyaj yapmayı bırakır. Vücut onun vücudu, karar onun kararı. Toplumu böyle şeylerin bu kadar ilgilendirmesi sizce de insanların mutsuzluğundan, işsizliğinden kaynaklanmıyor mu?

Çevresindekilerin ya da hiç tanımadığı insanların hayatlarındaki değişimleri büyük ilgiyle izleyip onların mutsuzluklarından beslenip mutlu olanlardan ya da tam tersi hayatı çok yolunda giden kişilerin mutluluğundan nefret edip kendi içlerinde bunalıma sürüklenenlerden siz de benim kadar nefret etmiyor musunuz?

Riri’nin neden kilo almış olması beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Ama eğer bu kararı kendi isteğiyle alıp hayatına mutlu mesut devam ediyorsa onun adına çok sevinirim ki zaten kendisi kiloları konusunda tavrını belli etmiş görünüyor.

Rihanna neden kilo aldı

http://rihanna.style/post/161177812804/rihanna-was-spotted-wearing-an-off-white-shirt

 

Siz Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Rihanna’nın kiloları değil tabi ki insanların başkalarının hayatları hakkında fütursuzca atıp tutmaları ve çirkinleşmeleri hakkında 🙂 Yorumlarınızı bekliyorum.

Devamını oku...
Bralet Modası
Moda, Vitrin

Bralet Modası

Bralet modası bu yazı kasıp kavuracak

Bu yaz bralet modasını her yerde görmeye hazır olun. Dümdüz karınlarıyla gözleri gönülleri açan kızlar bu yaz iyice açılacak saçılacak demedi demeyin 🙂 Önemli olan bu güzel parçaları nasıl kombinleyeceğinizi bilmek. Gerisi çok kolay. Tabi bir de yağsız bir karın bölgesi lazım. Ben bu yaz rüyamda giyerim artık bra topları, braletleri.

Braletleri bol tişörtlerle, dekolte bluzlarla ve gömleklerle kolayca kombinleyerek hem spor hemde seksi bir görünüm elde edebilirsiniz. 

bralet modası

 

Aslında braletler ne sütyen ne de büstiyer. Braletler, sütyen yerine geçip büstiyer gibi kombinlenebilen şık mı şık minnoş parçalar.

bralet modası

 

Şimdi büyük göğüslü kadınlar için kötü bir haber vermiş gibi olacağım ama malesef braletler küçük göğüslerde daha iyi duruyor. Büyük göğüsler için taşıması zor bir kıyafet. Siz de bakıp bakıp iç çekersiniz artık hahahah

bralet modası

 

Bu gömlek içine giyilmiş braletin şıklığına ne demeli? Türkiye’de yaşıyoruz yahu nasıl giyeceğiz bunları dediğinizi duyuyorum ve size hak veriyorum. Ama konuyu değiştirmek istemiyorum, bu meseleye başka zaman değineceğim merak etmeyin. Türkiye’de kadının nasıl zorluklar yaşadığı koskoca bir yazı hakediyor bence.

Peki böyle giyemezsek tshirt üstüne giyelim olmaz mı? 😀

bralet modası

 

Ben bralet modasını çok beğenmiş olmama rağmen göbişim yüzünden giyemeyeceğim tabi ki. Bana bakıp iç çekmek düşüyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Yorumlarınızı bekliyorum…

Devamını oku...
Affetmek ve İlahi Adalet
Kişisel, Vitrin

Affetmek ve İlahi Adalet

Hayatımı daha güzel hale getirmek için affetmeliyim!

Herkesin hayatında “seni asla affetmeyeceğim” dediği birileri olmuştur eminim. Kimileri çocukluğunda yaşadığı bir kötü anı yüzünden ailesinden birini ya da çocukluk arkadaşını affedemez, kimi yakın geçmişte iş arkadaşından yediği bir kazığı unutamaz, affedemez.

 

Benim de affedemediğim insanlar var malesef. Yıllardır affetmek çalışmaları, olumlamalar yapıyorum tam affettim derken aniden aklıma bana yaptıkları pislikler, sırtıma sapladıkları bıçaklar, zor duruma düştüğüm zamanlarda karşıma geçip gülümseyen suratları geliyor. Bu kişilerin kimler olduğunu yazmak istemiyorum burada. Blogumu kirletmesinler, bulaştıkları her yeri kirlettikleri gibi…

 

Affetmek zorundayız. Neden mi?

Genelde affetmeyip lanetler yağdırıp beddua edip Allah’ın onlara kötü bir şeyler vermesini bekleriz di mi? Bu yaptığımız aslında tamamen yanlış çünkü siz de affedememenin verdiği ağırlıkla hayatınıza güzel şeyleri, ışığı, mutluluğu çekemiyorsunuz.

 

Sevgili Beki İkala Erikli’nin affetmek hakkında kitabında yazdıkları benim için çok önemliydi. Tamı tamına aynı cümlelerle aktarmayacağım tabi ki ama genel olarak yapmamız gereken şey şu;
Affetmek demek onların yaptıklarının yanına kalacağı anlamına gelmiyor yanlış anlamayın…
Siz affedin, kendi içiniz rahatlasın, hayatınıza ışığı çekin, güzellikleri hakettiğinizi düşünün ve o kişiyi Allah’a bırakın. Çünkü ilahi adalet her zaman çalışır ve asla unutmaz. Siz affedin yolunuza devam edin, Allah onun yaşaması gerekeni yaşatacak ona zaten. Siz de affetmenin verdiği hafiflikle hayatınıza eski güzel ve huzurlu şekilde devam edeceksiniz. Omuzlarınızdaki yük kalkacak. Daha ne olsun?

 

Kimse yaşattığını yaşamadan gitmeyecek bu dünyadan, bu lafı duymayan yok değil mi?

 

Allah’a güveniyorum ve affedemediklerimi affetme gücü diliyorum…
Siz affetmek konusunda neler düşünüyorsunuz yorum olarak bana yazın lütfen.
Devamını oku...